Suriye'de 8 Aralık 2024'te gerçekleşen devrimin ardından İsrail, ülkenin güneyindeki askeri faaliyetlerinin kapsamını genişletti. İsrail'in Golan Tepeleri'ndeki tampon bölgeyi geçerek Kuneytra-Şam-Dera güzergâhında ilerlediği ve Suriye topraklarına 1.232 saldırı gerçekleştirdiği ifade edildi. Ayrıca İsrail'in ülke topraklarının yaklaşık üçte birlik kısmını fiilen işgal ettiği ileri sürüldü.
Şam'da açıklamalarda bulunan Suriyeli güvenlik kaynakları, İsrail'in Şam, Humus, Kuneytra ve Dera hattında hava ve kara saldırıları düzenlediğini belirtti. Kaynaklar, İsrail'in hava desteğiyle yürütülecek geniş çaplı bir kara operasyonuna hazırlandığını iddia etti.
BAKANLIKLAR VE STRATEJİK KURUMLAR TAŞINACAK
Türkiye gazetesinin haberine göre Suriyeli bir hükümet yetkilisi, olası İsrail saldırıları karşısında devlet kurumlarını korumaya yönelik yeni bir plan hazırlandığını söyledi. Plan çerçevesinde en az üç bakanlığın Halep'e, Savunma Bakanlığının da Hama'ya taşınması için hazırlık yapıldığı aktarıldı.
Merkez Bankası'nın yanı sıra petrol, tarım, su ve ekonomi alanlarında görev yapan stratejik kurumların İdlib, Rakka, Deyrizor ve Haseke bölgelerine nakledilmesinin de gündemde olduğu belirtildi.
ÜRDÜN SINIRINDAKİ HAREKETLİLİK DİKKAT ÇEKİYOR
Suriyeli kaynaklar, Ürdün merkezli son askeri hareketliliğin İsrail'in bölgedeki faaliyetleriyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Şam yönetiminin yaşanan gelişmeleri erken uyarı niteliğinde değerlendirdiği kaydedildi.
Kaynakların aktardığına göre Ürdün ordusunun Suriye'ye yönelik saldırılarıyla sınır bölgesindeki askeri tahkimatının ana hedefi, İsrail'in muhtemel operasyonları nedeniyle Kuneytra-Dera hattından göç etmek zorunda kalabileceği öne sürülen en az 1 milyon kişiye karşı hazırlık yapmak.
SOFA 53 KORİDORU İDDİASI
İsrail'in gerçekleştirmeyi planladığı ileri sürülen kara operasyonunda Sofa 53 koridorunun kritik bir konuma sahip olacağı iddia edildi. Ürdün sınırına kadar uzanan bu koridorun, İsrail'e Süveyda bölgesindeki Dürzi topluluklarıyla kara bağlantısı kurma imkânı sağlayabilecek bir güzergâh olduğu belirtildi.
İsrail'in orta ve uzun vadede Golan ile Süveyda arasında boşaltılması planlanan bölgelere Dürzi ve Yahudi yerleşimcileri yerleştirmeyi hedeflediği ileri sürüldü. Kaynaklar, bu planın zorunlu göç ve etnik temizlik gibi sonuçlara yol açabileceğini savundu.
ŞAM DOĞRUDAN ÇATIŞMADAN KAÇINIYOR
Suriye yönetiminin İsrail'in olası operasyon planlarına dair bilgi sahibi olduğu, ancak yeterli hava savunma kapasitesine sahip olmaması sebebiyle doğrudan askeri çatışmaya girmekten kaçındığı ifade edildi.
Siyasi kurumları ve ordusunu yeniden yapılandırma sürecindeki Ahmed Şara yönetiminin, Dera ve Kuneytra hattında askeri bakımdan geri çekildiği belirtildi.
İsrail güçlerinin Şam'a 25 kilometre mesafeye kadar ilerlediği öne sürülürken, Suriye yönetiminin olası bir askeri çatışma sırasında siyasi, askeri ve ekonomik kurumlarını güvence altına almayı hedeflediği kaydedildi. Bu doğrultuda devlet kurumlarının ülkenin iç bölgelerine dağıtılarak muhtemel saldırılara karşı önlem alınmasının planlandığı aktarıldı.
NETANYAHU'NUN İRAN VE SURİYE ÜZERİNDEN İKTİDAR HESABI YAPTIĞI İDDİASI
Suriye'nin güneyinde yaşanan gelişmelerin İsrail'deki seçim süreci ve hükümet kurma görüşmeleri açısından da büyük önem taşıdığı ileri sürüldü.
İddialara göre Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi ile ona destek veren siyasi blok çoğunluğu kazanmasına rağmen hükümet kurmayı başaramayınca, Başbakan Binyamin Netanyahu İran ve Suriye üzerinden siyasi hesaplar yapma fırsatı elde ediyor.
Netanyahu'nun Suriye'nin güneyine yönelik olası bir işgal harekâtı aracılığıyla İsrail Evimiz Partisi Genel Başkanı Avigdor Lieberman'ı koalisyona katmayı amaçladığı öne sürüldü. Lieberman'ın da Suriye'nin güneyinin işgal edilmesini savunan siyasetçiler arasında yer aldığı belirtildi.
TÜRKİYE FAKTÖRÜ STRATEJİ DEĞİŞİKLİĞİNDE ÖNE ÇIKIYOR
Suriye yönetiminin devlet kurumlarını ülkenin iç kesimlerine taşıma planında Türkiye unsurunun da belirleyici bir rol oynadığı ifade edildi.
Kritik kurumların Hama, Halep, Haseke, Deyrizor, İdlib ve Rakka hattına aktarılması planlanırken, Türkiye sınırına yakın bölgelerin öncelikli olarak tercih edilmesinin düşünüldüğü aktarıldı.
Siyasi, askeri ve ekonomik karar merkezlerinin farklı bölgelere dağıtılmasıyla muhtemel hava ve kara saldırılarına karşı daha geniş bir hareket alanı oluşturulmasının amaçlandığı belirtildi. Ayrıca bu strateji çerçevesinde Türkiye'nin istihbarat imkânlarıyla kara ve hava gücünden faydalanılmasının da hedeflendiği ileri sürüldü.
ANKARA VE ŞAM ARASINDA GÖRÜŞME TRAFİĞİ ARTTI
İsrail'in olası operasyonlarına karşı gündeme alınan bir diğer seçeneğin, Suriye'nin Mekke İttifakı'na dahil edilmesi olduğu öne sürüldü.
Bu kapsamda Ankara ile Şam arasında gerçekleştirilen görüşmelerin son dönemde olağanüstü derecede yoğunlaştığı belirtildi. Suriye yönetiminin, İsrail kaynaklı askeri tehditlere karşı bölgesel iş birliğini geliştirmeyi amaçladığı ifade edildi.



