Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Gelişim Üniversitesi'nin Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yer aldı. Törende söz alan Bolat, "Avrupa Birliği ile yürüttüğümüz gümrük birliği, Türkiye'nin ekonomi ve sanayi alanında büyük bir sıçrama gerçekleştirmesine önemli katkı sundu. Türkiye, Çin ile Fas arasındaki coğrafyanın önemli sanayi üreticilerinden biri konumuna ulaştı" ifadelerini kullandı.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Avcılar'daki İstanbul Gelişim Üniversitesi'nin Akademik Yılı Açılış Töreni'ne iştirak etti. İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp ile İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, törende Bakan Bolat'a eşlik eden isimler oldu. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla açılan programda daha sonra üniversitenin tanıtım filmi gösterildi.
Konuşmalar tamamlanınca İstanbul Gelişim Üniversitesi Rektör Vekili Şükran Güzin Ilıcak Aydınalp tarafından Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a bir hediye sunuldu. Program kapsamında toplu fotoğraf çekilmesini takiben akademik ve öğrenci başarı ödüllerinin takdim edildiği törene geçildi.
'TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ'NİN ÇALIŞMALARI TÜRKİYE'YE ULUSLARARASI REKABETTE KONUM KAZANDIRDI'
Bakan Bolat, "İstanbul Gelişim Üniversitesi, kuruluşundan bu yana geçen kısa dönemde son derece başarılı bir gelişme kaydederek adının hakkını verdi; bugün 40 bini aşan öğrenci sayısı ve binin üzerindeki akademik ve idari personeliyle üniversite yaşamımızda başarılı faaliyetler yürütüyor. Türkiye'nin hem bugününe hem de yarınına değerli katkılarda bulunuyor.
Ekonomi Koordinasyon Kurulumuzun 2 gün önce gerçekleştirdiği toplantıda, eğitim ve öğretimdeki gelişmeler üzerine de önemli değerlendirmeler yaptık. Güzel bir tevafuk yaşandı; ülkemizin gerek ortaöğretim gerek yükseköğretim düzeyindeki eğitim başarıları, artık uluslararası yarışmalara ve endekslere de yansıyor. OECD'nin Pisa yarışmasında kesintisiz yükselen performansımız, son 10 yıldır üç branşın tamamında ilerleme gösteren tek ülke olmamız, yükseköğretim ve yüksek eğitim alanındaki uluslararası endekslerde bilimsel yayın sayılarımız ile derecelerimizin artması ve ilk 500, ilk bin, ilk 2 bin sıralamalarına her yıl daha çok üniversitemizin dahil olması, kalite açısından da başarının yükseldiğini ortaya koyuyor.
Ülke genelinde üniversitelerimizin fiziki alanlarının yenilenmesi, Gelişim Üniversitesi benzeri vakıf üniversitelerimizin sayısının çoğaltılması, fiziki imkanların yanı sıra hocalarımızın eğitim faaliyetlerine sağlanan destekler, özellikle Milli Eğitim Bakanlığı, YÖK ve TÜBİTAK'ın eğitime katkıları ile Türkiye Bilimler Akademisi'nin yürüttüğü çalışmalar, bir bütün olarak Türkiye'yi artık uluslararası düzeyde rekabetçi bir konuma taşımayı başardı" şeklinde konuştu.
'HAZİRAN SONUNDA GAYRİ SAFİ YURT İÇİ HASILAMIZI
1 TRİLYON 706
MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK'
Bakan Bolat, "Dijital dünyadaki ilerleme öylesine hızlı ki birkaç yıl öncesine dek gündemimizde bile olmayan yapay zeka kavramı, bugün yaşamımızda son derece önemli bir alan kaplamaya başladı. Bilim insanları ve uzmanlar, yapay zekanın hayatımıza henüz yüzde 5 oranında girdiğini söylüyor; geriye kalan yüzde 95'lik kısmın bize nasıl bir yaşam sunacağını, eğitim sürecini nasıl etkileyeceğini, bugünün ve yarının mesleklerini ne yönde değiştireceğini hepimizin ölçüp biçmesi ve değerlendirmesi büyük önem arz ediyor.
Kamu yönetimi ve ilgili bakanlıklar olarak hem bu gelişmelere yön vermek hem de onları izleyerek ülkemizin uyumunu sağlamak zorundayız. 23 yıllık süreçte 238 milyar dolar seviyesindeki milli gelirden, bu yılın haziran ayı sonunda 1 trilyon 706 milyar dolarlık gayri safi yurt içi hasılaya çıkmayı başardık. Geçen yılın sonunda kişi başına milli gelirimiz 18 bin 100 dolar seviyesine çıkarak dünyadaki orta üst ülkeler liginde yükseldi.
Elbette bu gelişme, ülkemizin yaşam standartlarında 20 yıl öncesiyle karşılaştırıldığında gerçekten önemli bir yenilik getirdi" dedi. '2027'DE HER 3
HANEDEN BİRİ YERLİ KAYNAKLI DOĞAL GAZ KULLANACAK'
Bakan Bolat, "Türkiye, bütünüyle yenilenen altyapısı, yenilenen üstyapısı ve teknolojide gerçekleştirdiği hamleleriyle gerçekten yükselişte olan bir ülke. Bize, 'Bizim açımızdan artık rakip bir ülke oldunuz, competitive country' ifadesini kullanıyorlar. Yani 'Bundan böyle bizim için tehdit oluşturuyor, rekabete giriyorsunuz; eşit kalitede, hatta daha kaliteli ürünleri satmayı başardınız, müşterilerimiz sizlerden yararlanıyor ve ürün alıyor' diyorlar.
Bu durum da ticaret savaşlarını alevlendiriyor. Avrupa Birliği'nin 'Made in EU' çalışmaları kapsamında ulaşılan aşama, bilhassa otomotiv sektöründe bunun en belirgin göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu alanda hükümet, ülke, özel sektör ve yabancı yatırımlar olarak bir taraftan büyüme için gerçekten çok yoğun çaba harcadık.
Çalışma süremizin yaklaşık üçte birini bu faaliyetlere tahsis ettik. Bütün bunlarla Türkiye'nin teknoloji ve rekabet yarışında sahip olduğu üstünlüğü sürdürebilmesini hedefliyoruz. Sakarya Doğalgazı ve Gabar Petrolü gibi petrol ve doğal gaz keşiflerimiz sayesinde yerli üretimin oranını yüzde 15'lere yaklaştırdık; bu oranı daha da yükselteceğiz ve 2027'de her üç hanenin birinde kullanılan doğal gaz yerli kaynaklardan sağlanacak.
Petrol alanında da oranı yüzde 15'e çıkardık. Yapay zekadan yararlanma oranı, bireylerde ve girişimlerde 2026'da 2025'e göre iki katına çıktı; bireysel kullanım yüzde 19'a ulaşırken girişimlerde yüzde 37'lik bir seviyeye geldi. Kullanımın yaygınlaşmasıyla birlikte hayatımız üzerindeki etkileri ve yol açtığı dönüşümler de çoğalıyor" açıklamasında bulundu. 'TÜRKİYE, ÇİN
İLE FAS ARASINDAKİ COĞRAFYANIN ÖNEMLİ SANAYİ ÜRETİCİLERİNDEN BİRİ OLDU'
Bakan Bolat, "1996'nın başından beri Avrupa Birliği ile sürdürdüğümüz gümrük birliği, Türkiye'nin ekonomide ve sanayide büyük bir sıçrama kaydetmesine gerçekten kayda değer katkı sağladı. Türkiye, Çin'den Fas'a uzanan bölgede önemli bir sanayi üretim ülkesi konumuna yükseldi. COVID'in ortaya çıktığı 2019'un sonunda gelişmiş sanayiye sahip Avrupa ülkelerinin üretim değeri 100 birim düzeyindeydi; bugün, 6 yıllık sürenin ardından bu lider ülkeler 97-98 ya da 103 seviyelerindeyken, aynı tarihte, yani 2019'da 100 olan Türkiye sanayisi geçen yıl itibarıyla 129 üretim değerini yakaladı.
Otomotivde de konut fiyatlarında da halen manşet enflasyonun altında kalan oranlar söz konusu. Son bir yılda otomotiv fiyatları yıllık yüzde 22, konut fiyatları ise yaklaşık yüzde 23 artarken manşet enflasyon yüzde 29 dolaylarında seyrediyor" ifadelerini kullandı.



